12 Şubat 2018 Pazartesi


   ŞEHİR EFSANELERİ

 


 Ferhat İle Şirin Efsanesi
 
Ferhat, Persler döneminde yaşayan bir nakkaştır. Süsleme sanatı ile ilgilenmektedir. Mimari süslemeler yapmaktadır. Sultan Mehmene Banu’nun kız kardeşi Şirin için sarayın süslemelerini yaparken, Şirin’i görür ve aşık olur.

Ferhat, aşkında yanar, tutuşur. Gözüne uyku girmez. Yemekten, içmekten kesilir. İş yapamaz hale gelir. En sonunda Ferhat, Sultan’dan Şirin’i istemeye karar verir. Sultanın karşısına çıkar ve durumu açıklar.

Sultan bu işe razı gelmez. Belli de etmez. İşi yokuşa sürmeye çalışır. Ferhat’a Elma Dağı’nı delip şehre su getirmesini söyler. Ferhat, aşkla bu teklifi kabul eder. Kazma, kürek dağlara girişir, kazmaya başlar. Kazdıkça kazar.

Sultan, dadısıyla Ferhat’a haber gönderir. Şirin’in öldüğünü duyurur. Bunu duyan Ferhat, fenalık geçirir, Elindeki kazmayı havaya savurur. Kazma, Ferhat’ın başına düşer ve Ferhat oracıkta ölür. Kayaların dibinde, delmekte olduğu dağın eteklerindedir.

Şirin bunu duyar. Hemen dağın eteklerine, kayalıkların olduğu yere gelir. Kahrından bizar olur. Kayalıklardan yuvarlanır. Şirin oracıkta ölür. Bu iki kavuşamayan aşık, aşkları uğruna dağı delmeye çalışıp su aradıkları yerde birlikte ölürler. Her ikisini de oraya gömerler

  


Kız Kulesi Efsanesi (İstanbul)

Merhaba Bugün Size Kız Kulesinin Efsanesini Yazmaya Çalıştım Umarım İşinize Yarar

Bir gün bizans imparatorununbir kızı olur ve kral buna çok sevinir.
Kral ülkenin bilginlerini kızını yetiştirmesi için görevlendirir, ancak bilginlerden biri 18 yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öldürüleceğini söyler.
Bunun üzerine kral denizin ortasında bulunan kuleyi düzenlettirir ve kızını oraya yerleştirir, böylece kızını yılandan koruyabilecekti.
Yıllar geçer kız on sekiz yaşına yaklaşır bütün tedbirlere rağmen, kıza gönderilen üzüm sepetinin içinde bir yılan kuleye gider. Kimse farkına bile varamadan prensesi yılan sokar, zehirler ve kız ölür. Bu olay karşısında çok üzülen kral kaderden kaçılamayacağını anlar. Kızının toprağa gömülürse yılanlara yem olacağını düşünür ve kızının cesedini mumya yaptırıp pirinç tabuta koydurur. Bu tabutu da Ayasofya'nın yüksek duvarlarından birinin üstüne yerleştirilmesini ister. Bu şekilde kızının hiç değilse ölüsünün yılanlardan korunacağını düşünür. Bu tabutun üzerinde iki delik görülmüş ve yılanın kızı ölümünden sonra da rahat bırakmadığı anlatılır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YEŞİL BAŞLI ÖRDEKLER EFSANESİ Derler ki, ''Küçük gölün dibi bulunmaz'' buna inanırlar da sözde, bu göle, ucuna...